Aile ve Toplum

Tüm İçerikler


Değerli kardeşlerim, teknoloji hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuş, pek çok kolaylıklar ve imkânlar sunmuştur. Fakat, özellikle çocuklarımızın teknolojiyle olan münasebeti bazen istenmeyen neticeler doğurabilmektedir. Bugün, çocuklarımız arasında yaygınlaşan teknoloji bağımlılığı meselesine ve bu durumun önüne nasıl geçilebileceğine dair önemli hususları birlikte değerlendireceğiz.Teknoloji Bağımlılığı Nedir?Öncelikle, teknoloji bağımlılığı, çocukların gereğinden fazla süreyi bilgisayar, telefon, tablet ya da televizyon başında geçirmesi, sosyal ilişkilerden kopması ve günlük sorumluluklarını ihmal etmesi demektir. Bu durum, hem fizikî hem de manevî gelişimlerine zarar verir. Rabbimiz bizlere bedenimizi ve ruhumuzu korumamız gerektiğini öğütlerken, çocuklarımızın da sağlıklı bir hayat sürmeleri için rehberlik etmemiz gerekir.1. Aile İçi İletişimi GüçlendirmekHer şeyden evvel, çocuklarımızla güçlü ve sağlıklı bir iletişim kurmak elzemdir. Onları dinlemek, duygularını anlamak, beraber vakit geçirmek teknoloji bağımlılığını önlemenin en temel yoludur. Peygamber Efendimiz (sav) “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” buyurarak aile içinde sevgi ve şefkatin önemine işaret etmiştir. Aile bireylerinin birbirine ayırdığı zaman, çocukların teknolojiden uzaklaşıp gerçek hayata bağlanmasına vesile olur.2. Teknoloji Kullanımına Sınır KoymakÇocukların teknolojiye ayırdığı zamanı sınırlandırmak gerekir. Aile olarak, günlük ve haftalık ekran süresi belirlemek, bu kurala birlikte uymak çocuklarda disiplin bilinci oluşturur. Kur’an’da “Yaradan Rabbinin adını an” (Alak, 96:1) buyurularak her türlü zamanın hayırlı işlerle değerlendirilmesi teşvik edilir. Teknolojiye ayrılan vakit dengede tutulmalıdır; böylece çocuklar sosyal hayat, eğitim ve manevi gelişim alanlarında dengeli büyürler.3. Alternatif ve Sağlıklı Aktiviteler Teşvik EtmekTeknoloji dışındaki faaliyetlere yönlendirmek çocukların enerjisini ve ilgisini olumlu şekilde kanalize eder. Spor, kitap okumak, hobi edinmek, ailece yapılan etkinlikler teknoloji bağımlılığının önünü keser. Efendimiz (sav) “İlim talep etmek her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır” buyurmuştur. Bu ilim talebi sadece okulla sınırlı kalmamalı; çocuklarımızın kültürel ve sosyal gelişimine de yansıtılmalıdır.4. Manevi Eğitim ve Değerlerin AşılanmasıAilede dini ve manevi eğitimin önemi büyüktür. Çocuklara Kur’an ahlakı, peygamberimizin güzel örnekliği öğretilmeli, teknolojinin yaratıcı tarafından verilen nimetlerden biri olduğu anlatılmalıdır. Böylece çocuklar teknolojiyi doğru kullanmanın önemini kavrar. Hz. Ali (ra) “Çocuklarınızı güzel terbiye edin, onlardan hayır umun” diyerek ebeveynlere bu kutsal vazifeyi hatırlatmıştır.İlginizi çekebilir; İpucu Merkezi5. Ebeveynlerin Rol Model OlmasıUnutmamalıyız ki, çocuklar en çok ebeveynlerini örnek alır. Ebeveynlerin de teknoloji kullanımını ölçülü yapması, ekran başında geçirilen zamanı azaltması çok mühimdir. Ailede olumlu model görmek, çocukların sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olur. Bu konuda Peygamberimiz (sav) “Sizden biri, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevsin” buyurarak örnek olmanın önemini vurgulamıştır.Sonuç Sevgili kardeşlerim, çocuklarımızı teknoloji bağımlılığından korumak, ailede sevgi, saygı, sabır ve disiplinle mümkündür. Teknolojiyi hayatımızda dengeleyerek, onları doğru yönlendirmeli, manevi ve ahlaki değerlerle donatmalıyız. Unutmayalım ki, sağlam nesiller yetiştirmek ancak sağlıklı iletişim ve doğru rehberlikle mümkündür. Rabbim hepimize hayırlı evlatlar, hayırlı aileler nasip eylesin.
Devamını Göster

Günümüz dünyasında, aile bağlarının güçlenmesi ve sağlam temeller üzerine kurulması her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Ancak ne yazık ki, aile içinde iletişim sorunlarının arttığına şahit oluyoruz. Bu sorunlar, fertler arasında yanlış anlamalara, kalplerin kırılmasına ve neticede manevi zayıflamalara sebebiyet verebilmektedir. Peki, aile içi iletişim neden gün geçtikçe zorlaşmaktadır? Bu sorunun çeşitli sebepleri vardır ki, onları anlamak ve üzerine düşünmek gerekmektedir.1. Teknolojinin Hâkimiyeti ve Dijital DünyaTeknoloji, hayatımızın her alanına sirayet etmiş, çocuklarımızdan büyüklerimize kadar hepimizi sarmış durumdadır. Akıllı telefonlar, televizyon, bilgisayar ve sosyal medya gibi dijital araçlar, aile fertlerinin yüz yüze iletişimini azaltmaktadır. Ekranlar arkasında geçirilen vakit, birbirimize ayırdığımız zamanı büyük oranda kısıtlamakta, kalplerimizin birbirinden uzaklaşmasına vesile olmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de Allah, “Onlarla güzel konuş” (İsra, 17:53) buyurarak iletişimin önemini bize hatırlatır. Ne var ki, teknolojinin esiri olan kalpler, gerçek samimiyetten uzaklaşmaktadır.2. Yoğun İş ve Meslek HayatıÇağımızın getirdiği hızlı tempo, aile bireylerinin birbirleriyle geçirebileceği vakti kısıtlamaktadır. İş telaşı, sorumluluklar ve gündelik sıkıntılar, aile içinde konuşmayı ve birbirini dinlemeyi zorlaştırmaktadır. İslâm aile hayatında, fertlerin birbirine zaman ayırması, sevgiyi ve saygıyı artırması önemlidir. Efendimiz (sav) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyururken, aslında sosyal bağların, aile ve çevre ilişkilerinin ne kadar kıymetli olduğunu ifade eder. Aile fertlerinin birbirini ihmal etmemesi, iletişimde kopukluğa meydan vermemelidir.3. Empati Eksikliği ve AnlayışsızlıkAile içi iletişimde karşılıklı anlayış ve empati çok mühimdir. Birbirimizi dinlemeli, yargılamadan kalplerimizi açmalıyız. Fakat günümüzde bencillik, sabırsızlık ve hoşgörüsüzlük, aile bireylerinin birbirini anlamasını zorlaştırmaktadır. Hz. Peygamber (sav) “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” diyerek aile içinde sevgi ve sabrın esas olduğunu müjdelemiştir. Anlayışsızlık, iletişim bariyerlerinin yükselmesine neden olur ve bu da sorunların büyümesine yol açar.4. Dini ve Manevi İhmalAilede dini eğitim ve manevi rehberlik, fertlerin kalplerini birleştirir. Kur’an ve sünnet ışığında şekillenen aile hayatı, karşılıklı sevgi, saygı ve sabır üzerine inşa edilir. Ancak, günümüzde dini sorumlulukların ihmali, aile fertleri arasında manevî bağların zayıflamasına sebep olmaktadır. Oysa İslâm’da “Birbirinizi sevin, sayın ve hayırlı söz söyleyin” (Hadis-i Şerif) düsturu, aile içi iletişimin temel taşıdır. Dini değerlerden uzak kalmak, kalpleri soğutur, iletişimi zedeler.5. Çözüm Arayışına GirişmekElbette, iletişim sorunları hayatın tabiatındandır; önemli olan çözüm bulmaktır. Aile fertleri, Kur’an ve Peygamberimizin öğütlerinden istifade ederek, empatiyi artırmalı, teknolojiyi kontrollü kullanmalı, birlikte kaliteli vakit geçirmeye önem vermelidir. Dua ve sabır ile aile bağları güçlendirilmelidir.Sonuç Aile içi iletişim sorunlarının artması, günümüzün modern hayatının getirdiği birtakım zorluklarla yakından ilişkilidir. Ancak İslâm, bize “İyilikle emir verin, kötü sözden sakının” (Bakara, 2:83) diyerek aile fertlerinin birbirine karşı güzel davranmasını öğütler. Bu rehberlikle hareket ederek, aile içinde sevgi ve saygıyı artırabilir, iletişim köprülerini sağlamlaştırabiliriz. Unutmayalım ki, güçlü aile güçlü toplum demektir.
Devamını Göster

Faizle Mücadele Bir İman MeselesidirKardeşim, faiz denilen illet; görünüşte cazip, hakikatte bataktır. Nice aileler, şirketler ve toplumlar faizle harap olmuştur. Çünkü faiz, Allah ve Resulü’ne savaş açmaktır. “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminlerseniz, faizden arta kalanı bırakın. Böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından size karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin.” (Bakara, 278–279) Bu apaçık ayet gösteriyor ki, faizsiz yaşamak bir tercih değil, imanın gereğidir.Faizsiz Yaşamak Mümkün mü? Evet, MümkündürElbette kolay değildir ama imkânsız da değildir. Çünkü haramdan kaçan kul için Allah, helal yolları açar. “Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır.” (Talak, 2–3) Faizin Günümüzdeki Tuzakları Kredi kartı borçları Banka kredileri (konut, ihtiyaç, taşıt) Vadeli hesaplar Taksitli alışverişlerde gizli faiz Faiz içeren sözleşmeler (senet, çek, leasing vb.) Faiz artık sadece bankada değil, pazarda, markette ve reklamlarda bile gizlenmiş halde karşımıza çıkıyor. Dikkatli olmak farzdır.İslami Alternatifler Nelerdir?1. Katılım Bankaları (Faizsiz Bankacılık)Katılım bankaları, parayı borç verip faiz almak yerine, ortaklık veya ticaret esasına göre çalışır.???? Ürünler: Murabaha (kârla satış) Mudaraba (emek-sermaye ortaklığı) İcara (kira sözleşmesi) Sukuk (faizsiz tahvil) Bu sistemde kazanç da zarar da paylaşıldığı için İslam’a uygundur.2. Altın ve Gümüş BirikimiEfendimiz (s.a.v.) zamanında insanlar birikimlerini altın ve gümüşle yaparlardı. Bu da en doğal, risksiz ve faizsiz yatırım şeklidir. “Bir dinar (altın) ve bir dirhem (gümüş) haram kılınmadıkça faiz bitmeyecektir.” (Taberânî) 3. Faizsiz Dayanışma Grupları (Ahi usulü)Eskiden esnaflar aralarında "senetli ama faizsiz" dayanışma kurar, birbirine kefil olurdu. Bugün de bu yöntem mahalle, cemaat veya aile içinde uygulanabilir.4. Faizsiz Finans Kurumları ve Katılım Sigortası Katılım sigortası (tekafül) ile faizsiz güvence sağlanabilir. Faize bulaşmadan araç veya ev edinmek için faizsiz finansman şirketleri tercih edilebilir. ???? Not: Bu kurumlar seçilirken Diyanet ve fıkıh heyetlerinden onaylı olmasına dikkat edilmelidir.5. Sadaka, Zekât ve Vakıf GeleneğiOsmanlı’da faizsiz hayat vakıflarla sağlanırdı. Yetimler, yoksullar, borçlular için borç verme vakıfları kurulmuştu. Bugün de zekât ve sadaka sistemleri, faizli çözüme mahkûm olmadan toplumu ayakta tutabilir.Faizden Kaçınmak İçin Pratik Öneriler Taksitli alışverişlerde sözleşmeleri iyi okuyun “0 faiz” reklamlarına aldanmayın, çoğu zaman dolaylı faiz vardır Kredi kartı yerine nakit ödeme alışkanlığı kazanın Harcamadan önce ihtiyaç mı, israf mı diye sorun Hayat standardını değil, Allah katındaki durumu önemseyin Haram Kazanmak Kolaydır, Ama Hesabı AğırdırEfendimiz (s.a.v.) buyurur: “Faiz yiyen, yediren, yazan ve şahitlik eden hepsi lanetlenmiştir.” (Müslim, Müsakat 105) Sadece yemek değil, yazmak, şahitlik etmek bile lanete sebeptir. Bu yüzden “ben almıyorum, sadece çalışıyorum” diyerek faize hizmet edilmez!Sonuç: Faizsiz Hayat Zor Ama MübarektirAz kazan ama helâl kazan. Çünkü: Helal az bile olsa bereketlidir Haram çok bile olsa yük olur Faizle alınan mal huzur getirmez Sabrederek kazanılan lokma ibadet olur “Haramdan sakınan kurtulur, şüphelere düşen de düşer.” (Buhârî) Sık Sorulan Sorular (FAQ)Faizsiz ev veya araba alınabilir mi?Evet, katılım finans kuruluşları ve bazı faizsiz finansman şirketleriyle mümkündür.Katılım bankaları gerçekten faizsiz mi?Sistem olarak faizsizdir ama her ürün incelenmeli, şüpheli işlemlerden kaçınılmalıdır.Faizsiz bir hayat mümkün mü? Mümkündür. İrade, sabır ve bilinçle yaşandığında hem dünyada huzur hem ahirette kurtuluş sağlar.
Devamını Göster

Rızık Arayışı, İmanın Bir ParçasıdırKıymetli kardeşim, rızık aramak insana vaciptir. Lakin her lokma boğazdan değil, önce kalpten geçer. Müslümanın kazancı sadece midesini değil, imanını da ilgilendirir. Kazancın kaynağı helal olursa, hem yediği nimet hem de duası makbul olur. Ama haram karışırsa, bereket gider, huzur kaçar.Helal Rızık, Allah’ın EmridirCenâb-ı Hak buyurur: “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helâl ve temiz olanlarından yiyin...” (Bakara, 172) Helal kazanç, sadece para kazanmak değil, Allah’ın razı olduğu yoldan rızık aramaktır. Müslüman, alışverişinde, emeğinde, işinde kul hakkına dikkat eder, hileye başvurmaz, aldatmaz.Helal Kazancın Bereketi Nedir?Bereket, çokluk değil; azda çokluk, yorgunlukta huzurdur. Helal lokma; Kalbi yumuşatır Aileye huzur getirir Duayı kabul ettirir Nesli temiz tutar Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir.” (Buhârî, Büyû’ 15) Haram Kazancın ZararlarıKardeşim, haram kazanç bazen faizle, bazen hileyle, bazen de kul hakkı ile olur. Haramla beslenen vücut, ateşe daha yakındır. Duaya perde olur Yüreğe huzursuzluk verir Çocuklara geçer, nesli ifsat eder Nimet zannedilir, ama imtihan olur Efendimiz (s.a.v.) buyurur: “Bir adam uzun seferlere çıkar, ellerini semaya kaldırır: ‘Ya Rabbi! Ya Rabbi!’ diye dua eder. Hâlbuki yediği haram, giydiği haram, kazancı haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilsin?” (Müslim, Zekât 65) Helal Kazanç İçin Tavsiyeler Faizden uzak dur: “Allah, faizi yok eder; sadakaları ise bereketlendirir.” (Bakara, 276) Zekâtı aksatma: Malın sigortası zekâttır. Zekât verilmeyen mal bereketini yitirir. Çalışanına hakkını tam ver: “İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan verin.” (İbn Mâce) İşinde dürüst ol: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), doğru ve emin tüccarın kıyamette peygamberlerle beraber olacağını müjdelemiştir. (Tirmizî) Dualarla bereket iste: Rızkın artması için “Allahümme barik lena fî mâ razaktena” duası önemlidir. Çocuklara Haram Lokma Yedirmenin TehlikesiAnne babalar dikkat etmeli; çocuklara haram lokma yedirilirse, o lokmadan ahlâksızlık, itaatsizlik, isyan doğar. Din âlimleri demiştir ki: “Evladım itaat etmiyor, bak bakalım rızkına haram mı karıştı?”Toplumu Bozan Haram EkonomiFaizli sistemler, kara para, aldatıcı reklamlar... Bunlar sadece kişiyi değil, toplumu da çürütür. Bu sebeple Müslümanlar olarak ahlaklı ticaret ve üretime yönelmeliyiz.Sonuç: Helal Kazan, Huzur BulKardeşim, dünyada azla yetin ama helâlle yetin. Çünkü helal berekettir, haram ise görünmeyen bir zehirdir. Allah-u Teâlâ bizleri helalinden kazanıp, helal yediren kullarından eylesin.Sık Sorulan Sorular (FAQ)Helal kazanç nedir?Dinimize uygun şekilde, kul hakkı yemeden, faiz ve hileden uzak kazanılan paradır.Haram kazanç nelere sebep olur?Kalp huzurunu bozar, duanın kabulüne engel olur, bereketi yok eder.Kazancın helal olup olmadığı nasıl anlaşılır? Yöntemine bakılır: Hile, aldatma, faiz, rüşvet varsa helal değildir.
Devamını Göster

Aile İçi İletişim Neden Bu Kadar Önemli?Aile, bireyin ilk sosyal ortamıdır. Burada kurulan iletişim kalıpları, kişinin ileriki yaşamındaki ilişkilerini de doğrudan etkiler. Sağlıklı bir iletişim ortamı, sevgi, anlayış ve saygıyı temel alır. Eğer bu denge bozulursa, ailede çatışma, kopukluk ve duygusal uzaklaşma başlayabilir.1. Dinlemeyi Bilmek: Etkin Dinleme Nedir?Çoğu zaman insanlar dinliyormuş gibi yapar ama aslında cevap hazırlamaktadır. Oysa etkin dinleme, empati ve sabır gerektirir.???? Karşınızdakinin gözlerine bakın ???? Sözünü kesmeden dinleyin ???? Anladığınızı beden dilinizle belli edin ???? Özetleyerek geri yansıtın: “Yani diyorsun ki...”2. Açık ve Net KonuşunDolaylı anlatımlar yerine doğrudan, yargılamadan ve suçlamadan konuşun. Örnek: ❌ “Sen zaten hep böylesin!” yerine ✅ “Bu durumda kendimi yalnız hissettim.”3. Duyguları İfade Etmekten ÇekinmeyinAile bireyleri duygularını açıkça ifade ettiğinde güven ortamı oluşur. Özellikle çocukların duygularını bastırmadan ifade etmelerine fırsat verilmelidir.4. Eşler Arası İletişimi Güçlendiren Alışkanlıklar Günde en az 10 dakikalık baş başa sohbet Haftalık planlamaları birlikte yapmak Tartışmaları ertelemek yerine zamanında çözmek Eleştirirken değil, geliştirme niyetiyle konuşmak 5. Çocuklarla İletişimde Dikkat Edilmesi Gerekenler Emir vermek yerine seçenek sunun Yüksek sesle değil, anlayışla konuşun Onların da bir birey olduğunu kabul edin Onları sadece başarılı olduklarında değil, çaba gösterdiklerinde de takdir edin 6. Dijital Araçların İletişimi Etkilemesine DikkatAile üyelerinin birbirleriyle yüz yüze vakit geçirmesi, telefon veya tabletten daha değerlidir. ???? "Cihazsız akşam yemeği" gibi aile kuralları oluşturabilirsiniz.7. Anlayış, Sabır ve Empati ÜçlüsüHer ailede zaman zaman iletişim kazaları olabilir. Burada önemli olan, sabırla yaklaşmak, empati yapmak ve affedici olmaktır.Sık Sorulan Sorular (FAQ)Aile içi iletişimi geliştirmek için günlük öneriler nedir?Birlikte kahvaltı yapma, gün sonunda duygu paylaşımı ve kısa sohbetler etkili olabilir.Aile içi iletişim neden bozulur?Dinlememe, suçlayıcı dil, ilgisizlik, zaman ayıramama gibi nedenler iletişimi zayıflatır.Çocuklarla iletişimde en çok yapılan hata nedir? Onları sürekli eleştirmek veya susturmaktır. Bu durum özgüvenlerini zedeleyebilir.
Devamını Göster

Namazda Eller Neden Önemlidir?Namaz, sadece söz ve hareketler bütününden ibaret değildir. Aynı zamanda kalbin ve bedenin uyum içinde Allah’a yönelmesidir. Eller, niyetin ve teslimiyetin dışa vurumudur. Namazda ellerin doğru konumu, huşunun artmasına, ibadetin daha dikkatli yapılmasına vesile olur.Erkeklerde Namazda Eller Nereye Konulur?Hanefî mezhebine göre erkeklerin namazda ellerini göbek altı veya göbek hizasında, sağ el sol elin üzerine gelecek şekilde koymaları sünnettir. Bu uygulama, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in namaz alışkanlığına dayanır. Bazı rivayetlerde ellerin göbek altında tutulması tercih edilirken, bazı hadislerde göbek hizasında olduğu görülür. Hanefî mezhebi genel olarak bu iki pozisyonu kabul eder ve sünnet sayar.Kadınlarda Namazda Eller Nereye Konulur?Kadınların namazda ellerini göğüs üzeri veya göğüs altı hizasında bağlamaları tavsiye edilir. Kadınların mahremiyet ve edep anlayışı nedeniyle ellerin biraz daha yukarıda tutulması uygun görülür. Hanefî ve diğer mezhepler, kadınların ellerini göğüs hizasında tutmalarını sünnet kabul eder.Mezhepler Arasındaki Farklılıklar Nelerdir? Hanefî Mezhebi: Erkeklerde eller göbek altında veya hizasında, kadınlarda göğüs hizasında. Şafiî Mezhebi: Erkekler ellerini göğüs üzerinde bağlar, kadınlar da genellikle göğüs üzerinde tutar. Malikî ve Hanbelî Mezhepleri: Eller göğüs üzerinde tutulur, bazı rivayetlerde ellerin bağlanmaması da kabul edilir ama genel kural bağlamaktır. Her mezhep, ellerin bağlanmasını huşu ve disiplin sembolü olarak görür.Namazda Eller Nasıl Bağlanmalıdır? Sağ el sol elin üzerine nazikçe konur. Parmaklar birbirine yapışık, eller rahat ama disiplinli şekilde tutulur. Ellerin bağlanması, namazın başından sonuna kadar korunmalıdır. Eller asla gevşek veya kontrolsüz olmamalıdır. Namazda Eller Hakkında Sıkça Sorulan SorularSoru: Ellerim çok titriyor, namazda nasıl durmalıyım? Cevap: Elleriniz mümkün olduğunca rahat ve dengeli tutulmalı, zorlamadan adabına uygun şekilde bağlanmalıdır.Soru: Ellerimi bağlamazsam namazım geçersiz olur mu? Cevap: Eller bağlanması sünnettir, farz değildir. Ancak Peygamberimiz (s.a.v) bu şekilde namaz kılmıştır. Sünneti terk etmek hoş karşılanmaz ama namaz geçerlidir.Sonuç: Namazda Ellerinizle İbadetinizi GüçlendirinNamazda ellerin doğru pozisyonu, ibadetin maneviyatını artıran önemli bir unsurdur. Hem erkekler hem kadınlar, kendi mezheplerinin gösterdiği şekilde ellerini bağlayarak namaza huşu ve disiplin katabilir. Bu küçük detay, Allah’a teslimiyetimizin en güzel yansımalarından biridir. Hutbe.net olarak, ibadetlerinizi doğru ve bilinçli şekilde yapmanız için rehberlik etmeye devam ediyoruz. Namazla ilgili diğer detaylı içeriklerimiz ve eğitim videolarımız için sitemizi ziyaret etmeyi unutmayınız.
Devamını Göster

Kıymetli Müminler,Hemen hepimizin dilinde bir dua var. Kimi evladının hidayeti için dua eder, kimi rızkı çoğalsın ister. Kimisi sağlığın kıymetini idrak edip şifa bekler, kimisi içinden çıkamadığı bir dertten kurtulmak ister. Peki neden çoğu zaman, "Dua ettim ama olmadı" diyerek boynumuzu büküyoruz?Cenâb-ı Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Bana dua edin, size cevap vereyim." (Mü’min, 60)Bu ayeti çoğu zaman yalnızca sözlük anlamıyla yorumluyoruz. Oysa Rabbimizin "cevap vereyim" demesi, her dileğimizin anında olması değil; hayırlı olanla, vaktinde ve bizim için en uygun olan şekilde gerçekleşmesidir. Tıpkı bir doktorun, çocuğun ağladığı ilacı değil; faydalı olanı vermesi gibi...Peki dualarımız neden karşılık bulmaz gibi gelir? Belki de cevabı üç yönlü düşünmeliyiz: Dilimiz dua ediyor ama kalbimiz sabırsız: Duanın kendisi de bir ibadettir. Neticesine hemen ulaşmak değil, o hal üzere kalmak da bir teslimiyet sınavıdır. Günahla beslenen bir kalbin duası zayıf düşer: Haram lokma, kırılan kalpler, kul hakkı gibi engeller dualarımızın yükselmesini zorlaştırır. Nitekim Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir kimse uzun yolculuklara çıkar, dua eder ama yediği haram, giydiği haramdır; duası nasıl kabul olsun?" (Müslim, Zekât 65) Sadece istemekle değil, değişmekle olur: Dua, aynı zamanda harekettir. Bir kimse helal rızık ister ama gayrimeşru kazanca yönelirse, bu dua samimi bir niyet değil, sadece temennidir. Aziz kardeşlerim,Dualarımızı Allah'a sunarken bir alışveriş gibi değil, bir teslimiyet gibi sunmalıyız. Çünkü O, kalbimizin en gizli köşesini bilir. Gecenin bir vaktinde edilen samimi bir duayı, gündüzün ortasında gözyaşıyla edilen pişmanlıktan daha çok sevaplandırabilir.Dualarımıza sadakatle sarılalım. Hakkı arayalım, helali gözetelim, sabırla bekleyelim. Çünkü bazen istediğimiz olmaz, ama aslında olan, bizim için en hayırlısıdır. Rabbim dualarımızı makbul, amellerimizi mebrur eylesin.
Devamını Göster

Aziz Cemaat, Kıymetli Müminler!Allah’ın adıyla başlar, O’na hamd ederim. Salât ve selâm, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e, âline, ashabına ve tüm müminlere olsun.Kardeşlerim, bugün sizlerle toplumun temeli olan “aile” üzerine sohbet edeceğiz. Aile öyle bir yapıdır ki, sağlam kurulursa bir milletin geleceği güvence altına alınır. Lakin ailede çözülme başlarsa, o toplum yavaş yavaş dağılmaya başlar. Tıpkı bir binanın kolonları gibi… Kolonlar yıprandığında bina çöker. Aile de toplumun kolonudur.Kıymetli kardeşlerim! Bugün toplumda yaşadığımız pek çok sıkıntının temelinde ailevi bozulmalar yatmaktadır. Boşanmaların artması, çocukların ilgisizlikle büyümesi, ahlaki çöküntülerin yaygınlaşması... Bunların hepsi, ailede yaşanan ihmallerin yansımasıdır.Eşler arasında muhabbetin azalması, ebeveynlerin çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesi, dünyevi meşgalelerin aile içi iletişimi zayıflatması bizi bu hale getirdi. Hâlbuki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olandır.” buyuruyor.Video:Yukarıda aile ve toplum yapısı üzerine güzel bir sohbet videosu bulacaksınız. Seyretmenizi tavsiye ederim:Aziz Cemaatim! Unutmayalım ki, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras, mutlu bir aile ortamıdır. Ne büyük servet, ne gösterişli evler… Onların ruhunu doyuran şey, huzurlu bir yuvadır. Anne babalar evlatlarını, eşler birbirini ihmal etmemeli.Evimizdeki huzur, sokağımıza; sokağımızdaki huzur, tüm ülkeye yansır. İşte o zaman gerçek bir İslam toplumu inşa etmiş oluruz.Kısa Dua: “Ya Rabbi! Ailelerimizi İslâmî bir sevgiyle birbirine kenetle. Eşler arasına muhabbet, çocuklara hidayet, evlerimize huzur ihsan eyle. Amin!”
Devamını Göster
(self.SWG_BASIC = self.SWG_BASIC || []).push( basicSubscriptions => { basicSubscriptions.init({ type: "NewsArticle", isPartOfType: ["Product"], isPartOfProductId: "CAowmuDADA:openaccess", clientOptions: { theme: "light", lang: "tr" }, }); });