Tüm İçerikler

Yeni Eklenen Hocalar

Mehmet Emin Yıldız

10 Mayıs 1975 , Cumartesi


Fatma Yılmaz

1 Mart 1990 , Perşembe


Mustafa Yıldız

5 Ekim 1983 , Çarşamba


Abdullah İ̇mamoğlu

1 Kasım 1970 , Pazar


Yeni Eklenen İçerikler

Ayetel Kürsi Okunuşu Ve Anlamı Videolu

17 Ağustos 2025 , Pazar - 13:17:11


Fatiha Suresi Okunuşu Ve Anlamı

17 Ağustos 2025 , Pazar - 13:14:34


Adım Adım Gusül Abdesti Nasıl Alınır? 2025

17 Ağustos 2025 , Pazar - 13:11:34



Cenabet (cünüp) Olarak Gezmek Günah Mıdır?

11 Ağustos 2025 , Pazartesi - 22:54:48


Cenaze Namazı Nasıl Kılınır, Nelere Dikkat Edilmeli?

11 Ağustos 2025 , Pazartesi - 22:53:10



Aile İ̇̇çi İ̇̇letişim Sorunlarının Artış Nedenleri

11 Ağustos 2025 , Pazartesi - 22:47:32


Hac Ziyareti Hakkında Bilinmesi Gereken Kurallar!

11 Ağustos 2025 , Pazartesi - 20:38:31



15 Ağustos 2025 Cuma Hutbesi

11 Ağustos 2025 , Pazartesi - 20:32:47


Faizsiz Hayat Mümkün Mü? İ̇slami Alternatifler

25 Temmuz 2025 , Cuma - 19:48:53


Helal Kazancın Bereketi Ve Haramın Zararları

25 Temmuz 2025 , Cuma - 19:46:58




Üyelerimizden Gelenler

Tüm İçerikler


Ayetel Kürsi’nin ÖnemiAyetel Kürsi, Kur’an-ı Kerim’in en faziletli ayetlerinden biridir. Bakara Suresi’nin 255. ayeti olan bu ilahi kelam, Allah’ın kudretini, ilmini ve hâkimiyetini en güzel şekilde anlatmaktadır. Resûlullah (s.a.v.) bir hadisinde, “Kur’an’da en büyük ayet Ayetel Kürsi’dir.” buyurarak bu ayetin büyüklüğüne dikkat çekmiştir.Ayetel Kürsi Arapça Metniاللّٰهُ لَاۤ اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُ اِلَّا بِاِذْنِهٖۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهٖ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۖ وَلَا يَـُٔودُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُAyetel Kürsi Türkçe OkunuşuAllâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetun velâ nevm. Lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum. Velâ yuhîtûne bişey’im min ilmihî illâ bimâ şâe. Vesi’a kursiyyuhus semâvâti vel-ard. Velâ yeûduhû hıfzuhumâ. Ve huvel aliyyul azîm.Ayetel Kürsi Anlamı (Meali)Allah, O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Hayy (diri) ve Kayyum (kâinatı ayakta tutan) O’dur. O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek kimdir? O, kulların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onları koruyup gözetmek kendisine güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.Ayetel Kürsi’nin Faziletleri Ayetel Kürsi, her türlü kötülükten korunmak için en etkili dualardan biridir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Kim her namazın ardından Ayetel Kürsi’yi okursa, cennete girmesine sadece ölüm engel olur.” buyurarak bu ayetin faziletine işaret etmiştir. Evde, yolculukta, yatarken ya da herhangi bir sıkıntı anında okunması tavsiye edilmiştir.
Devamını Göster

Fatiha Suresi’nin ÖnemiFatiha Suresi, Kur’an-ı Kerim’in ilk suresidir ve “Ümmü’l-Kitap” yani kitabın özü olarak bilinir. Namazların her rekâtında okunması farz olan bu sure, Müslümanların hayatında özel bir yere sahiptir.Fatiha Suresi Okunuşu (Arapça)بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعٰلَمِينَ اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَFatiha Suresi Türkçe OkunuşuBismillahirrahmânirrahîm. Elhamdu lillâhi rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki yevmiddîn. İyyâke na’budu ve iyyâke nesteîn. İhdinâs sırâtal mustakîm. Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril mağdûbi aleyhim ve leddâllîn. Âmîn.Fatiha Suresi Anlamı (Meali)Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O Rahmân ve Rahîm’dir. Din gününün sahibidir. (Yalnızca) Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapkınların yoluna değil.Fatiha Suresinin Fazileti Fatiha Suresi, kulun Allah’a olan bağlılığını ve yalnızca O’ndan yardım dilemesini ifade eder. Namazın ayrılmaz bir parçası olan bu sure, dua ve yakarışın en özlü hali kabul edilmektedir.
Devamını Göster

Adım Adım Gusül Abdesti Nasıl Alınır?Gusül Abdestinin Önemiİslam’da temizlik, hem ibadetlerin geçerli olması hem de manevi huzur için büyük bir yer tutar. Bu sebeple gusül abdesti, müminin hem bedenini hem de ruhunu arındıran bir ibadet olarak görülür. “Adım adım gusül abdesti nasıl alınır?” sorusunun cevabı, farz ve sünnetlere uygun şekilde aşağıda açıklanmıştır.1. Niyet ve BaşlangıçGusüle başlamadan önce kalben Allah rızası için niyet edilir. Ardından besmele çekmek sünnettir. Bu aşama, ibadetin bilinçli bir şekilde yapılmasını sağlar.2. İlk TemizlikÖncelikle eller yıkanır ve bedenin üzerindeki pislikler temizlenir. Avret mahallinin yıkanması bu safhada gerçekleştirilir. Böylece gusül için gerekli hazırlık tamamlanmış olur.3. Ağız ve Burun TemizliğiAğıza üç kez su alınarak çalkalanır, ardından buruna üç kez su çekilip genize kadar ulaştırılır. Bu işlem, gusülün farzlarından biridir ve ihmal edilmemelidir.4. Abdest AlmakGuslün sünnetlerinden biri de, namaz için alınan abdest gibi abdest almaktır. Böylece gusül, hem farz hem de sünnet yönleriyle tamamlanmış olur.5. Vücudun Tamamen YıkanmasıBaşın üzerine üç kez su dökülür, ardından sağ ve sol omuzlara su verilerek tüm beden yıkanır. Hiçbir kuru yer kalmaması için saç dipleri ve zor ulaşılan bölgeler de iyice temizlenmelidir.Gusül Abdestinden Çıkarılacak Ders Gusül abdesti, Müslüman için yalnızca bir temizlik değil; aynı zamanda ibadet bilinciyle yapılan manevi bir yenilenmedir. Bu sebeple her adımı dikkatle yerine getirilmelidir.
Devamını Göster

Allah Teâlâ, kullarını doğru yola iletmek için tarihin farklı dönemlerinde birçok peygamber göndermiştir. Kur’an-ı Kerîm’de isimleri zikredilen peygamberlerin sayısı yirmi beştir. Hz. Âdem (a.s.)’dan başlayan bu kutlu zincir, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile tamamlanmıştır. Ancak hadislerde, gönderilen peygamberlerin sayısının yüzlerce, hatta binleri bulduğu bildirilmiştir. Nitekim bir rivayette 124.000 peygamberin gönderildiği nakledilmektedir.Peygamberlerin her biri, kendi kavmine Allah’ın birliğini, adaletini ve ahiret gerçeğini tebliğ etmiştir. Kimine suhuflar, kimine kitaplar verilmiş, kimileri de sadece sözlü tebliğ ile görevini ifa etmiştir. En çok bilinen peygamberler arasında Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed (aleyhimüsselâm) zikredilir.Biz Müslümanlara düşen, Kur’an’da adı geçen bütün peygamberlere iman etmek ve onları hürmetle anmaktır. Zira Allah Teâlâ, “Hiçbir peygamber arasında ayrım yapmayız.” (Bakara, 285) buyurmuştur. Peygamberlerin sayısını kesin olarak bilmek bizim için zaruri değildir; önemli olan, onların yolunu takip etmek, tebliğ ettikleri hakikatlere kulak vermektir. Allah bizleri peygamberlerin izinden giden, onların öğütlerini hayatına tatbik eden kullarından eylesin.
Devamını Göster

Cenabet (Cünüp) Gezmenin Günahı Var mıdır? Soru: Cenabet gezen bir kimse günaha girer mi? Dinen bu durumun hükmü nedir? Cevap: Cenabetlik, cinsel ilişki sonrası veya rüyada ihtilam olma gibi durumlarda meydana gelen, gusül abdesti alınması gereken bir hâlidir. İslam’da gusül abdesti, kişinin hem ibadetlerini yerine getirebilmesi hem de manevi temizliğini sağlayabilmesi için önemlidir. Cenabet bir kimsenin namaz kılması, Kur’an’a dokunması, Kâbe’yi tavaf etmesi gibi bazı ibadetleri yapması caiz değildir. Ancak, gusül almadan günlük yaşamında dolaşmak, çalışmak, alışveriş yapmak tek başına haram değildir, fakat bu hâli uzatmak mekruhtur ve manevi açıdan hoş karşılanmaz. Cenabet Gezmeyle İlgili Hadis ve Ulemâ Görüşleri Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gusül abdesti konusunda ümmetini titizlikle uyarmış, temizliğin imanın yarısı olduğunu beyan etmiştir. Büyük İslam âlimleri, cenabet hâlinde gereksiz yere beklemenin, kişinin maneviyatına zarar verdiğini, ibadetlerini geciktirdiğini ve kalp huzurunu azalttığını ifade etmişlerdir. Cenabet Hâlinde Yapılması Yasak Olanlar Namaz kılmak Kur’an-ı Kerim’e dokunmak Kur’an’dan ezberden olmayan ayetleri okumak Kâbe’yi tavaf etmek Cenabet Gezmeyi Önlemek İçin Öneriler Mümkünse hemen gusül abdesti alın Gusül imkânı yoksa en kısa sürede alınmak üzere niyet edin Zorunlu durumlarda su bulunmazsa teyemmüm edin Temizlik malzemelerini kolay ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun Sonuç olarak: Cenabet gezmek doğrudan haram değildir, ancak gusül abdesti almadan uzun süre beklemek dinen hoş görülmeyen bir durumdur. Müslüman, hem bedenen hem de ruhen temiz olmaya gayret etmelidir.
Devamını Göster

Değerli kardeşlerim, bu fani dünyada hepimizin varacağı gerçeklerden biri de ecelin gelmesidir. İslâm, ölümü hayatın bir gerçeği olarak kabul eder ve bu acılı süreçte cenaze namazı gibi önemli ibadetlerle hem vefat eden kardeşimize hem de geride kalanlara teselli sunar. Cenaze namazı, Müslümanlar için hem bir farz-ı kifaye hem de Allah katında büyük sevap vesilesidir. Peki, cenaze namazı nasıl kılınır? Nelere dikkat etmelidir? Haydi, sünnete uygun ve güzel bir şekilde bu mühim ibadeti ifa etmeyi öğrenelim.1. Cenaze Namazının Önemi ve Farz-ı Kifaye OlmasıCenaze namazı, vefat eden Müslüman için yapılan toplu bir dualı namazdır. Eğer cemaatten biri bu namazı kılmazsa, diğerleri sorumludur. Bu ibadet, sevap kazanmak ve vefat edene Allah’tan rahmet dilemek için yapılır. Peygamber Efendimiz (sav) “Müslümanın üzerine farz olan dört şey vardır; cenaze namazına katılmak da onlardan biridir” buyurmuştur.2. Namaza Hazırlık ve Cenazenin YerleştirilmesiNamaz kılınacak alan genellikle cami avlusu veya cenazenin bulunduğu yerdir. Cenaze tabutu ya da kefeni örtülü ceset, imamın önünde ve cemaatin karşısında yerleştirilir. Cenaze, yüzü kıbleye dönük, sağ tarafı cemaatin sol tarafında olacak şekilde konur. Kadın cenazeleri genellikle cemaatin arkasında veya ayrı bir bölümde namaz kılınır.3. Namazın Kılınışına BaşlamaCenaze namazı, diğer namazlardan farklı olarak rükû ve secde yapılmaz. Dört tekbir ile kılınır: Birinci Tekbir: Eller kaldırılır, tekbir getirilir ve Fatiha Suresi okunur. İkinci Tekbir: Eller kaldırılır, tekbir getirilir ve Salavat-ı Şerife (Allahümme Salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed) okunur. Üçüncü Tekbir: Eller kaldırılır, tekbir getirilir ve vefat eden için dua edilir. En çok okunan dua “Allahümme ğfir lehü ve erhamhü ve afihi ve’fünnühu” gibi dualardır. Dördüncü Tekbir: Eller kaldırılır, tekbir getirilir ve son olarak dua edilip selam verilerek namaz tamamlanır. 4. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Namazda sessizlik ve huşu içinde olmak gerekir. Eller her tekbirde kaldırılır ve her tekbirden sonra eller bağlanır. Cenaze namazı sünnetlere uygun olarak cemaatle kılınmalıdır. Kadın ve çocukların katılımı teşvik edilir, ancak kadınlar ayrı yerde kılabilir. Namazda gereksiz hareketlerden kaçınılmalıdır. Cenaze namazı kılınırken konuşmak, gülmek veya dikkati dağıtacak davranışlar yapılmamalıdır. 5. Cenaze Namazı Sonrası Yapılması GerekenlerNamazdan sonra mezarlık ziyaret edilir, dualar okunur ve vefat eden için bağış yapılabilir. Aileye sabır ve destek verilmesi, İslam’ın merhamet ve kardeşlik esaslarına uygundur.Sonuç Cenaze namazı, hem vefat eden kardeşimize son bir duadır hem de bizlere dünya hayatının faniliğini hatırlatan önemli bir ibadettir. Efendimiz (sav) “Kim bir cenaze namazına katılırsa, o kimse için bin melek dua eder” buyurmuştur. Bu yüzden cenaze namazını bilerek, huşu ile ve sünnete uygun kılmak önemlidir.
Devamını Göster

Değerli kardeşlerim, teknoloji hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuş, pek çok kolaylıklar ve imkânlar sunmuştur. Fakat, özellikle çocuklarımızın teknolojiyle olan münasebeti bazen istenmeyen neticeler doğurabilmektedir. Bugün, çocuklarımız arasında yaygınlaşan teknoloji bağımlılığı meselesine ve bu durumun önüne nasıl geçilebileceğine dair önemli hususları birlikte değerlendireceğiz.Teknoloji Bağımlılığı Nedir?Öncelikle, teknoloji bağımlılığı, çocukların gereğinden fazla süreyi bilgisayar, telefon, tablet ya da televizyon başında geçirmesi, sosyal ilişkilerden kopması ve günlük sorumluluklarını ihmal etmesi demektir. Bu durum, hem fizikî hem de manevî gelişimlerine zarar verir. Rabbimiz bizlere bedenimizi ve ruhumuzu korumamız gerektiğini öğütlerken, çocuklarımızın da sağlıklı bir hayat sürmeleri için rehberlik etmemiz gerekir.1. Aile İçi İletişimi GüçlendirmekHer şeyden evvel, çocuklarımızla güçlü ve sağlıklı bir iletişim kurmak elzemdir. Onları dinlemek, duygularını anlamak, beraber vakit geçirmek teknoloji bağımlılığını önlemenin en temel yoludur. Peygamber Efendimiz (sav) “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” buyurarak aile içinde sevgi ve şefkatin önemine işaret etmiştir. Aile bireylerinin birbirine ayırdığı zaman, çocukların teknolojiden uzaklaşıp gerçek hayata bağlanmasına vesile olur.2. Teknoloji Kullanımına Sınır KoymakÇocukların teknolojiye ayırdığı zamanı sınırlandırmak gerekir. Aile olarak, günlük ve haftalık ekran süresi belirlemek, bu kurala birlikte uymak çocuklarda disiplin bilinci oluşturur. Kur’an’da “Yaradan Rabbinin adını an” (Alak, 96:1) buyurularak her türlü zamanın hayırlı işlerle değerlendirilmesi teşvik edilir. Teknolojiye ayrılan vakit dengede tutulmalıdır; böylece çocuklar sosyal hayat, eğitim ve manevi gelişim alanlarında dengeli büyürler.3. Alternatif ve Sağlıklı Aktiviteler Teşvik EtmekTeknoloji dışındaki faaliyetlere yönlendirmek çocukların enerjisini ve ilgisini olumlu şekilde kanalize eder. Spor, kitap okumak, hobi edinmek, ailece yapılan etkinlikler teknoloji bağımlılığının önünü keser. Efendimiz (sav) “İlim talep etmek her Müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır” buyurmuştur. Bu ilim talebi sadece okulla sınırlı kalmamalı; çocuklarımızın kültürel ve sosyal gelişimine de yansıtılmalıdır.4. Manevi Eğitim ve Değerlerin AşılanmasıAilede dini ve manevi eğitimin önemi büyüktür. Çocuklara Kur’an ahlakı, peygamberimizin güzel örnekliği öğretilmeli, teknolojinin yaratıcı tarafından verilen nimetlerden biri olduğu anlatılmalıdır. Böylece çocuklar teknolojiyi doğru kullanmanın önemini kavrar. Hz. Ali (ra) “Çocuklarınızı güzel terbiye edin, onlardan hayır umun” diyerek ebeveynlere bu kutsal vazifeyi hatırlatmıştır.İlginizi çekebilir; İpucu Merkezi5. Ebeveynlerin Rol Model OlmasıUnutmamalıyız ki, çocuklar en çok ebeveynlerini örnek alır. Ebeveynlerin de teknoloji kullanımını ölçülü yapması, ekran başında geçirilen zamanı azaltması çok mühimdir. Ailede olumlu model görmek, çocukların sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olur. Bu konuda Peygamberimiz (sav) “Sizden biri, kendisi için sevdiğini kardeşi için de sevsin” buyurarak örnek olmanın önemini vurgulamıştır.Sonuç Sevgili kardeşlerim, çocuklarımızı teknoloji bağımlılığından korumak, ailede sevgi, saygı, sabır ve disiplinle mümkündür. Teknolojiyi hayatımızda dengeleyerek, onları doğru yönlendirmeli, manevi ve ahlaki değerlerle donatmalıyız. Unutmayalım ki, sağlam nesiller yetiştirmek ancak sağlıklı iletişim ve doğru rehberlikle mümkündür. Rabbim hepimize hayırlı evlatlar, hayırlı aileler nasip eylesin.
Devamını Göster

Günümüz dünyasında, aile bağlarının güçlenmesi ve sağlam temeller üzerine kurulması her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Ancak ne yazık ki, aile içinde iletişim sorunlarının arttığına şahit oluyoruz. Bu sorunlar, fertler arasında yanlış anlamalara, kalplerin kırılmasına ve neticede manevi zayıflamalara sebebiyet verebilmektedir. Peki, aile içi iletişim neden gün geçtikçe zorlaşmaktadır? Bu sorunun çeşitli sebepleri vardır ki, onları anlamak ve üzerine düşünmek gerekmektedir.1. Teknolojinin Hâkimiyeti ve Dijital DünyaTeknoloji, hayatımızın her alanına sirayet etmiş, çocuklarımızdan büyüklerimize kadar hepimizi sarmış durumdadır. Akıllı telefonlar, televizyon, bilgisayar ve sosyal medya gibi dijital araçlar, aile fertlerinin yüz yüze iletişimini azaltmaktadır. Ekranlar arkasında geçirilen vakit, birbirimize ayırdığımız zamanı büyük oranda kısıtlamakta, kalplerimizin birbirinden uzaklaşmasına vesile olmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de Allah, “Onlarla güzel konuş” (İsra, 17:53) buyurarak iletişimin önemini bize hatırlatır. Ne var ki, teknolojinin esiri olan kalpler, gerçek samimiyetten uzaklaşmaktadır.2. Yoğun İş ve Meslek HayatıÇağımızın getirdiği hızlı tempo, aile bireylerinin birbirleriyle geçirebileceği vakti kısıtlamaktadır. İş telaşı, sorumluluklar ve gündelik sıkıntılar, aile içinde konuşmayı ve birbirini dinlemeyi zorlaştırmaktadır. İslâm aile hayatında, fertlerin birbirine zaman ayırması, sevgiyi ve saygıyı artırması önemlidir. Efendimiz (sav) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” buyururken, aslında sosyal bağların, aile ve çevre ilişkilerinin ne kadar kıymetli olduğunu ifade eder. Aile fertlerinin birbirini ihmal etmemesi, iletişimde kopukluğa meydan vermemelidir.3. Empati Eksikliği ve AnlayışsızlıkAile içi iletişimde karşılıklı anlayış ve empati çok mühimdir. Birbirimizi dinlemeli, yargılamadan kalplerimizi açmalıyız. Fakat günümüzde bencillik, sabırsızlık ve hoşgörüsüzlük, aile bireylerinin birbirini anlamasını zorlaştırmaktadır. Hz. Peygamber (sav) “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” diyerek aile içinde sevgi ve sabrın esas olduğunu müjdelemiştir. Anlayışsızlık, iletişim bariyerlerinin yükselmesine neden olur ve bu da sorunların büyümesine yol açar.4. Dini ve Manevi İhmalAilede dini eğitim ve manevi rehberlik, fertlerin kalplerini birleştirir. Kur’an ve sünnet ışığında şekillenen aile hayatı, karşılıklı sevgi, saygı ve sabır üzerine inşa edilir. Ancak, günümüzde dini sorumlulukların ihmali, aile fertleri arasında manevî bağların zayıflamasına sebep olmaktadır. Oysa İslâm’da “Birbirinizi sevin, sayın ve hayırlı söz söyleyin” (Hadis-i Şerif) düsturu, aile içi iletişimin temel taşıdır. Dini değerlerden uzak kalmak, kalpleri soğutur, iletişimi zedeler.5. Çözüm Arayışına GirişmekElbette, iletişim sorunları hayatın tabiatındandır; önemli olan çözüm bulmaktır. Aile fertleri, Kur’an ve Peygamberimizin öğütlerinden istifade ederek, empatiyi artırmalı, teknolojiyi kontrollü kullanmalı, birlikte kaliteli vakit geçirmeye önem vermelidir. Dua ve sabır ile aile bağları güçlendirilmelidir.Sonuç Aile içi iletişim sorunlarının artması, günümüzün modern hayatının getirdiği birtakım zorluklarla yakından ilişkilidir. Ancak İslâm, bize “İyilikle emir verin, kötü sözden sakının” (Bakara, 2:83) diyerek aile fertlerinin birbirine karşı güzel davranmasını öğütler. Bu rehberlikle hareket ederek, aile içinde sevgi ve saygıyı artırabilir, iletişim köprülerini sağlamlaştırabiliriz. Unutmayalım ki, güçlü aile güçlü toplum demektir.
Devamını Göster

Hac, İslam’ın beş şartından biridir ve her Müslüman’ın maddi ve fiziki imkânı olduğunda ömründe en az bir defa yerine getirmesi farzdır. Hac ibadetine dair pek çok soru gündeme gelir. Bu makalede, hac ziyareti hakkında en çok merak edilen soruları Peygamberimizin sünneti ve Diyanet’in açıklamaları ışığında net ve anlaşılır şekilde cevaplayacağız.1. Hac Ne Zaman Yapılır?Hac, her yıl Zilhicce ayının 8-13. günleri arasında yapılır. Bu kutsal zaman diliminde Kabe ve çevresinde gerçekleşen ibadetler, Müslümanların manevi hayatında derin izler bırakır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Haccın zamanı belli, tavafın vakti bellidir” buyurmuştur. Bu sebeple hac zamanı dışındaki ziyaretler umre olarak adlandırılır.2. Hac İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?Hac ibadetinin farz olabilmesi için şu şartlar gereklidir: Müslüman olmak Akıl sağlığı yerinde olmak Ergenlik çağına ulaşmak Hac için maddi ve bedensel imkân sahibi olmak Yol güvenliği ve sağlık durumunun elverişli olması Bu şartlar sağlandığında, hac ibadeti kişiye farz olur.3. Hacda Yapılması Zorunlu Olan Ritüeller Nelerdir?Hac, belirli ritüellerin sırasıyla yerine getirilmesiyle tamamlanır. Bunlar arasında; İhrama girmek: Hac niyetiyle belirli giysilerin giyilmesi ve haramlardan uzak durmak. Arafat Vakfesi: Zilhicce’nin 9. günü öğleden sonra Arafat’ta bulunmak. Müzdelife’de vakit geçirmek: Akşam ve geceyi geçirmek. Şeytan taşlama: Mina’da 3 gün şeytan taşlama yapılır. Tavaf-ı Ziyaret: Kabe etrafında 7 kez dönmek. Sa’y yapmak: Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelmek. Tıraş olmak veya saçları kısaltmak: Hac sonunda yapılır. Bu ritüellere riayet etmek, hac ibadetinin geçerliliği için şarttır.4. Hacda Nelere Dikkat Edilmeli?Hac sırasında sabırlı ve sakin olmak, diğer hacılarla saygılı iletişim kurmak çok önemlidir. Ayrıca; Sağlık kontrolleri önceden yapılmalı, gerekli ilaçlar yanınızda olmalıdır. Kalabalık ve yoğunluk nedeniyle tedbiri elden bırakmamak gerekir. İhramın kurallarına harfiyen uymak, yasaklardan kaçınmak esastır. Çevre temizliğine dikkat etmek, Kabe ve kutsal mekanlara saygı göstermek vaciptir. Peygamberimiz (s.a.v) “Hacda olan her iyi davranış sadakadır” buyurmuştur. Bu nedenle iyi niyet ve güzel ahlakla hareket etmek gerekir.5. Hac ve Umre Arasındaki Fark Nedir?Hac, yılın belirli günlerinde yapılan ve farz olan büyük bir ibadettir. Umre ise yılın her zamanı yapılabilen, sünnet olarak tavsiye edilen küçük ziyaret türüdür. Hacda Arafat vakfesi gibi bazı ritüeller kesinlikle yapılmalıdır, umrede ise bu zorunluluk yoktur.6. Hac Sonrası Ne Yapılmalı?Hac tamamlandıktan sonra, bu manevi yolculuğun etkisini hayatımıza yansıtmak gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Hacdan dönen kişinin günahları doğum gününden gibi temizlenir.” (Buhari)Bu nedenle hacdan sonra da ibadetlere devam etmek, güzel ahlak ve sabırla yaşamaya çalışmak esastır.İlginizi Çekebilir; Nazardan Korunma DuasıSonuç Hac ziyareti, Allah’ın bizlere verdiği en büyük fırsatlardan biridir. Bu kutsal ibadet, hem dünya hem ahiret mutluluğunun kapılarını açar. Yukarıda cevabını verdiğimiz sorular, hac yolunda size rehberlik edecektir. Her Müslüman’ın kalbinde hac arzusu vardır; Allah herkesin bu önemli ibadeti layıkıyla yerine getirmesini nasip etsin.
Devamını Göster

İslam’da ibret almak, hayatımızı doğru yola yönlendirmek için çok önemlidir. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve ibret alın.” (Âl-i İmrân, 3:102) Bu ayet, yaşanan olaylardan ders çıkarmanın inananlar için farz olduğunu açıkça belirtir. İbretlik olaylar, hem kendi hayatımızda hem de çevremizde karşılaştığımız hâdiselerde bize yol gösterir, hatalarımızı fark ettirip tevbe etmeye ve daha güzel yaşamaya teşvik eder.İbretlik Olay Nedir?İbretlik olay, içinden ders çıkarılan, insanlara hayatın gerçeklerini gösteren önemli hâdiselerdir. Bu olaylar genellikle felaketler, hatalar veya büyük başarılar şeklinde olabilir. Amaç, olayların sonuçlarından ders alıp aynı hataları tekrarlamamak, iyilik yolunda ilerlemektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Mü’min, insanların en hayırlısıdır; çünkü onlar başkalarına faydalıdır ve ibret alınacak hâdiseleri onlara anlatır.” (Tirmizî)Tarihten İbretlik Bir OlayHazreti Ömer (r.a) döneminde yaşanan bir olay çok ibretlidir. Bir gün bir adam, haksız yere malını aldığı için şikayette bulundu. Hazreti Ömer, adaleti sağlamak için derin bir inceleme yaptı ve hatasını fark eden adam, halka açıklama yapıp tevbe etti. Bu olay, adaletin, tevbenin ve halka hesap vermenin ne kadar önemli olduğunu gösterir. Çünkü bir Müslüman, hata yaptığında mutlaka hatasını itiraf etmeli ve düzeltmelidir.Günümüzde İbret Alınacak OlaylarBugün de ibret alınacak birçok olay yaşanmaktadır. İnsanlar bencillik, kibir ve hırs yüzünden birbirlerinden uzaklaşmakta, toplumda fitne ve fesat artmaktadır. Bu tür olaylar bize Kur’an’ın şu ayetini hatırlatır: “Doğrusu, insan kendisini çokça düşünmelidir.” (Kasas, 28:59)Maddi zenginliklere fazla bağlanmak, manevi değerleri unutmak, insanı felakete sürükler. Bu nedenle, her olayda Allah’ın uyarılarını görmek ve hayatımıza uyarlamak gerekir.İbretlik Olaylardan Çıkarılacak Dersler Tevbe ve İstiğfar: Her insan hata yapar; önemli olan hatayı kabul edip Allah’tan bağışlanma dilemektir. Sabır ve Şükür: Zorluklar karşısında sabretmek ve nimete şükretmek insanı olgunlaştırır. Adalet: Hem kişisel hem toplumsal yaşamda adaletin önemi büyüktür. İnsanlık ve Merhamet: Birbirimize karşı merhametli olmak, toplumun huzuru için gereklidir. Kibirden Kaçınmak: Kibir, insanı Allah’a ve insanlara karşı sorumsuz yapar; tevazu ise imanın gereğidir. Sonuç ve ÖnerilerDeğerli kardeşlerim, ibretlik olaylar sadece geçmişte kalmamalı, hayatımızda yol gösterici olmalıdır. Kur’an ve sünnet ışığında yaşamak, bu olaylardan ders çıkarmak, imanımızı güçlendirir. Bu yüzden çevremizde yaşanan olumsuzluklara karşı duyarlı olmalı, sürekli muhasebe yapmalı ve Rabbimize yönelmeliyiz. Unutmayalım ki: “Her zorluktan sonra kolaylık vardır.” (İnşirah, 94:6) İbret almak, zorlukları aşmanın anahtarıdır.
Devamını Göster

Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü,Aziz kardeşlerim! Bugün, 15 Ağustos 2025 Cuma gününde, Rabbimizin bizlere emrettiği en önemli değerlerden biri olan birlik ve kardeşlik üzerinde duracağız. Hayatımızda karşılaştığımız zorluklara rağmen, Peygamber Efendimizin gösterdiği dayanışma ve sevgi örneğini yaşatmak zorundayız.Birlik olmadan toplumda huzur, barış ve güven olmaz. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: “Muhakkak ki müminler birbirlerinin kardeşleridir.” (Hucurat, 49:10) Bu ayet bize, kardeşlik duygusunun ne kadar kıymetli olduğunu anlatır. Farklılıklarımız bizi ayıran değil, zenginleştiren unsurlar olmalıdır. Günümüzde yaşanan fitne ve ayrılık tohumlarına karşı sağlam bir iman ve güzel ahlakla karşı koymak, her birimizin görevidir.Peygamberimiz (s.a.v) buyurur: “Müminler, birbirlerine karşı merhametli ve şefkatlidirler.” (Müslim) Bu duygu sadece sözde kalmamalı, hayatımızın her alanına yansıtılmalıdır. Aile içinde, komşuluk ilişkilerinde, iş hayatında ve toplumun her kesiminde bu ahlakı yaşatmalıyız.Aziz kardeşlerim! Bugün, 15 Ağustos’ta, geçmişten günümüze toplumumuzun birlik ve beraberliğini güçlendiren değerleri hatırlayalım ve bu değerleri yaşatmak için birbirimize destek olalım.Hutbenin Ana Mesajları Birlik ve beraberliğin önemi: Müminler kardeştir, aramızdaki sevgi ve saygı toplumsal barışın temelidir. Merhamet ve şefkat: Her alanda daha anlayışlı, daha sabırlı olmalıyız. Toplumsal dayanışma: Zorluklar karşısında birlikte hareket ederek güçlü olabiliriz. Farklılıklara saygı: İslam, farklı renk, dil ve kültürlere saygı göstermeyi emreder. Neden Bu Konu Seçildi?Toplumumuz günümüzde farklı sosyal ve ekonomik zorluklarla karşı karşıyadır. Ayrışma ve kutuplaşma, birlik duygusunu zayıflatmaktadır. Bu nedenle 15 Ağustos 2025 cuma hutbesinin ana teması olarak “Birlik ve Kardeşlik” seçilmiştir. Peygamberimizin ve Kur’an’ın bize öğrettiği gibi, farklılıklarımızı zenginlik sayarak, sevgi ve saygı çerçevesinde yaşamak zorundayız. Bu hutbe, toplumsal barışı ve dayanışmayı güçlendirmek için bir çağrıdır.Hutbenin Hayatımıza Katkısı Ruhsal destek sağlar: İnsanlar kendilerini yalnız hissettiğinde, birlik ve kardeşlik mesajları güç verir. Toplumsal barışı artırır: Farklı gruplar arasındaki bağları kuvvetlendirir. Güven ortamı oluşturur: Sağlam toplumsal ilişkiler sayesinde toplumda güven ve huzur hakim olur. Ahlaki sorumluluğu hatırlatır: İslam’ın temel öğretilerine uygun yaşamaya teşvik eder. Paylaşım Önerileri15 Ağustos 2025 Cuma hutbesi metnini aşağıdaki bağlantıdan PDF olarak indirip, cami derneklerinizde, sosyal medya platformlarında ve WhatsApp gruplarınızda kolayca paylaşabilirsiniz. 15 Ağustos 2025 Cuma Hutbesi PDF İndir Sosyal Medya İçin Görsel ve Metin Formatları Kaynaklar ve Alıntılar Kur’an-ı Kerim, Hucurat Suresi, 49:10 Buhari, Müslim Hadisleri Diyanet İşleri Başkanlığı Resmi Sitesi
Devamını Göster

Faizle Mücadele Bir İman MeselesidirKardeşim, faiz denilen illet; görünüşte cazip, hakikatte bataktır. Nice aileler, şirketler ve toplumlar faizle harap olmuştur. Çünkü faiz, Allah ve Resulü’ne savaş açmaktır. “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve eğer gerçekten müminlerseniz, faizden arta kalanı bırakın. Böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından size karşı açılmış bir savaş olduğunu bilin.” (Bakara, 278–279) Bu apaçık ayet gösteriyor ki, faizsiz yaşamak bir tercih değil, imanın gereğidir.Faizsiz Yaşamak Mümkün mü? Evet, MümkündürElbette kolay değildir ama imkânsız da değildir. Çünkü haramdan kaçan kul için Allah, helal yolları açar. “Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır.” (Talak, 2–3) Faizin Günümüzdeki Tuzakları Kredi kartı borçları Banka kredileri (konut, ihtiyaç, taşıt) Vadeli hesaplar Taksitli alışverişlerde gizli faiz Faiz içeren sözleşmeler (senet, çek, leasing vb.) Faiz artık sadece bankada değil, pazarda, markette ve reklamlarda bile gizlenmiş halde karşımıza çıkıyor. Dikkatli olmak farzdır.İslami Alternatifler Nelerdir?1. Katılım Bankaları (Faizsiz Bankacılık)Katılım bankaları, parayı borç verip faiz almak yerine, ortaklık veya ticaret esasına göre çalışır.???? Ürünler: Murabaha (kârla satış) Mudaraba (emek-sermaye ortaklığı) İcara (kira sözleşmesi) Sukuk (faizsiz tahvil) Bu sistemde kazanç da zarar da paylaşıldığı için İslam’a uygundur.2. Altın ve Gümüş BirikimiEfendimiz (s.a.v.) zamanında insanlar birikimlerini altın ve gümüşle yaparlardı. Bu da en doğal, risksiz ve faizsiz yatırım şeklidir. “Bir dinar (altın) ve bir dirhem (gümüş) haram kılınmadıkça faiz bitmeyecektir.” (Taberânî) 3. Faizsiz Dayanışma Grupları (Ahi usulü)Eskiden esnaflar aralarında "senetli ama faizsiz" dayanışma kurar, birbirine kefil olurdu. Bugün de bu yöntem mahalle, cemaat veya aile içinde uygulanabilir.4. Faizsiz Finans Kurumları ve Katılım Sigortası Katılım sigortası (tekafül) ile faizsiz güvence sağlanabilir. Faize bulaşmadan araç veya ev edinmek için faizsiz finansman şirketleri tercih edilebilir. ???? Not: Bu kurumlar seçilirken Diyanet ve fıkıh heyetlerinden onaylı olmasına dikkat edilmelidir.5. Sadaka, Zekât ve Vakıf GeleneğiOsmanlı’da faizsiz hayat vakıflarla sağlanırdı. Yetimler, yoksullar, borçlular için borç verme vakıfları kurulmuştu. Bugün de zekât ve sadaka sistemleri, faizli çözüme mahkûm olmadan toplumu ayakta tutabilir.Faizden Kaçınmak İçin Pratik Öneriler Taksitli alışverişlerde sözleşmeleri iyi okuyun “0 faiz” reklamlarına aldanmayın, çoğu zaman dolaylı faiz vardır Kredi kartı yerine nakit ödeme alışkanlığı kazanın Harcamadan önce ihtiyaç mı, israf mı diye sorun Hayat standardını değil, Allah katındaki durumu önemseyin Haram Kazanmak Kolaydır, Ama Hesabı AğırdırEfendimiz (s.a.v.) buyurur: “Faiz yiyen, yediren, yazan ve şahitlik eden hepsi lanetlenmiştir.” (Müslim, Müsakat 105) Sadece yemek değil, yazmak, şahitlik etmek bile lanete sebeptir. Bu yüzden “ben almıyorum, sadece çalışıyorum” diyerek faize hizmet edilmez!Sonuç: Faizsiz Hayat Zor Ama MübarektirAz kazan ama helâl kazan. Çünkü: Helal az bile olsa bereketlidir Haram çok bile olsa yük olur Faizle alınan mal huzur getirmez Sabrederek kazanılan lokma ibadet olur “Haramdan sakınan kurtulur, şüphelere düşen de düşer.” (Buhârî) Sık Sorulan Sorular (FAQ)Faizsiz ev veya araba alınabilir mi?Evet, katılım finans kuruluşları ve bazı faizsiz finansman şirketleriyle mümkündür.Katılım bankaları gerçekten faizsiz mi?Sistem olarak faizsizdir ama her ürün incelenmeli, şüpheli işlemlerden kaçınılmalıdır.Faizsiz bir hayat mümkün mü? Mümkündür. İrade, sabır ve bilinçle yaşandığında hem dünyada huzur hem ahirette kurtuluş sağlar.
Devamını Göster
(self.SWG_BASIC = self.SWG_BASIC || []).push( basicSubscriptions => { basicSubscriptions.init({ type: "NewsArticle", isPartOfType: ["Product"], isPartOfProductId: "CAowmuDADA:openaccess", clientOptions: { theme: "light", lang: "tr" }, }); });